Kaz Dağları'nın yeşilinden Ege'nin masmavi sularına uzanan, tarih, lezzet ve sanat dolu bir gün hayal edin. İşte Cunda (Alibey) Adası, size tam olarak bu hayali sunuyor. Türkiye'nin ilk boğaz köprüsüyle karaya bağlanan bu eşsiz ada, restore edilmiş taş Rum evleri, yel değirmeni, kiliseleri, Arnavut kaldırımlı şirin sokakları ve Girit mutfağının en leziz mezelerini sunan sahil restoranları ile sizi adeta başka bir zamana taşıyacak.
Nadas Kazdağları'na Yaklaşık 85 km'lik Keyifli Bir Kaçış Rotası
Otelimizden yapacağınız yaklaşık 1.5 saatlik bir yolculukla Ayvalık'a ulaştıktan sonra, Türkiye'nin ilk boğaz köprüsünden geçerek Cunda'nın büyüleyici atmosferine adım atabilirsiniz. Bu günübirlik gezi, Kazdağları'nın dinginliğinden sonra Ege'nin cıvıl cıvıl, bohem ve sanatsal ruhunu deneyimlemek için mükemmel bir fırsattır.
Cunda Adası'nda Sizi Neler Bekliyor?
- Tarihi Sokaklarda Kaybolun: Birbirinden güzel taş binaların, rengarenk kapıların ve sardunyalarla süslü pencerelerin arasında fotoğraf çekerek adanın keyfini çıkarın.
- Aşıklar Tepesi ve Yel Değirmeni: Adanın en hakim tepesine çıkarak, restore edilerek kütüphane ve kafeye dönüştürülen tarihi yel değirmeninden (Sevim ve Necdet Kent Kitaplığı) Cunda ve çevre adaların panoramik manzarasını izleyin.
- Taksiyarhis Kilisesi (Rahmi Koç Müzesi): Adanın en görkemli yapısı olan bu restore edilmiş kiliseyi ve içindeki etkileyici müzeyi ziyaret ederek bölgenin denizcilik ve sanayi tarihine tanıklık edin.
- Gastronomik Şölen: Sahil boyunca sıralanmış restoranlarda Girit ezmesi, deniz börülcesi, papalina balığı gibi adaya özgü lezzetleri tadın. Meşhur taş kahvede bir yorgunluk kahvesi içmeyi ve sakızlı dondurma yemeyi de unutmayın.
Kaz Dağları tatilinize unutulmaz bir ada macerası eklemek, Ege'nin en fotojenik ve lezzetli duraklarından birini keşfetmek için Cunda gezinizi mutlaka planlayın.